14 Şubat’ta Pahalı Hediyelere Gerek Yok: Bir Sevgili, Bir “Huzur” Yeter
Sevgililer Günü yaklaşıyor. Vitrinler kırmızı kalplerle dolu, restoranlar günler öncesinden rezerve edilmiş, pahalı hediyeler listeler hâlinde hazırlanmış… Ama gerçekten bütün bunlara ihtiyacımız var mı?
Belki de bu yıl 14 Şubat’ta ihtiyacımız olan tek şey bir sevgili ve Tanpınar’ın Huzur’u.
Çünkü bazı aşklar pahalı akşam yemeklerinde değil, aynı sayfanın üzerinde duran iki elin arasında başlar. Bazıları bir cümlenin altını birlikte çizerken derinleşir. Ve bazı şehirler, sevdiğin insanla birlikte okunduğunda bambaşka bir yere dönüşür.
İstanbul’u Birlikte Okumak
Huzur, yalnızca bir roman değildir; İstanbul’un ruhuna yazılmış bir aşk mektubudur. Mümtaz ve Nuran’ın adımlarıyla gezdiğimiz sokaklar, Boğaz kıyısındaki yürüyüşler, cami avlularındaki sessizlikler… Hepsi hem bir aşkın hem de bir şehrin nabzını tutar.
Bu yıl 14 Şubat’ta yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri şu olabilir: Kitabı yanınıza alın ve onların geçtiği yerlere gidin.
Tanpınarmerkezi’nde sadece “Huzur’un İstanbul’u” yazmanız yeterli. Karşınıza romanın izini sürebileceğiniz bir harita çıkacak. Mümtaz ve Nuran’ın yürüdüğü semtlerde siz de yan yana yürüyebilir, aynı manzaraya bakabilir, aynı rüzgârı hissedebilirsiniz.
Belki bir banka oturup birkaç sayfa okursunuz. Belki kitabı sevgilinizin dizine koyup birlikte bir paragraf seçersiniz. İstanbul o an sadece bir şehir değil, sizin hikâyenizin de fonu olur.
Aşkın Fon Müziği
Bir de işin müziği var…
Roman boyunca adı geçen şarkıları, Tanpınarmerkezi’ndeki bağlantı üzerinden dinleyebilirsiniz. Kulaklığın bir tekini siz, diğerini sevdiğiniz kişi takar. Aynı ezgi kulağınızda çalarken Boğaz’a karşı yürümek, bir kafede oturmak ya da vapurda yan yana susmak… İşte o an, pahalı hiçbir hediyenin veremeyeceği bir yakınlık kurulur.
Müzik, kelimeler ve şehir birbirine karışır. Bir bakarsınız romanın bir cümlesi sizin cümlenize dönüşmüş.
Gösterişli Değil, Derin Bir 14 Şubat
Sevgi bazen büyük sürprizler değil, küçük paylaşımlardır. Aynı kitabın sayfalarına dokunmak, aynı şehre aynı gözle bakmaya çalışmak, bir karakter üzerine uzun uzun konuşmak…
Bu 14 Şubat’ta pahalı şeylere gerek yok.
Bir sevgili yeter.
Bir de Tanpınar’ın Huzuru.
Gerisi İstanbul.


Yorumlar
Yorum Gönder