İlkbahar

 


“İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşamaya değer. Ne olursa olsun.”

Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanındaki bu cümle, insanın içindeki bütün karanlığı bir anlığına durduran o yalın gerçeklerden biridir. Çünkü bazen bütün mesele budur: Hayatın kendisi değil, hayatın bize sunduğu küçük ama derin ikna anları…


İlkbaharın varlığı, belki de bu dünyaya hâlâ güvenebileceğimizin en sessiz kanıtıdır. O mevsim gelir ya hani; kıştan kalma yorgunluğun ellerini çözer, soğuğun içimize yapışmış ağırlığını çeker alır… Bir ağaç tomurcuklanırken insanın içi de sebepsiz yere ferahlar. Çünkü doğa dirildikçe, insana da “sen de kalk ayağa” der gibi bir dili vardır.


Sabahattin Ali’nin bu sözü, işte tam olarak o sarsılmaz gerçeği hatırlatır:

Hayat bazen acıtır, bazen koparır, bazen nefesimizi keser. Ama ilkbahar her seferinde geri gelir.

Ve bu geri dönüş, dünyanın hâlâ adına değer bir tarafı olduğunu fısıldar.


Aslında bu cümlenin gücü, iyimserliğinden değil; iyimserliğe rağmen değil, tüm karanlığa rağmen kurulmuş olmasındadır. Çünkü “ne olursa olsun” demek, insanın yaralarını yok sayması değildir. Aksine, o yaralara rağmen yaşamda kalma iradesini kabul etmektir. Hayatın sert tarafını bilerek, yine de ona tutunmayı seçmektir.


İlkbahar, doğayı değil insanı da tamir eder.

Renkleri geri getirir, kokuları uyandırır, gökyüzünü biraz daha geniş, biraz daha solunabilir kılar.

Ve insan o anda fark eder:

Tüm karanlıklar sonsuz değildir.

Hiçbir acı mutlak değildir.

Kış bile geri çekilir.


Belki de insanı dünyaya bağlayan şey büyük umutlar değil; bir ağacın yeni filizi, bir sabahın erken ışığı, bir serin esintinin yanağa değmesi gibi küçük ayrıntılardır. İnsanın karanlığı çoğu zaman büyük olur ama onu yenen şey küçük bir güzelliktir.


Sabahattin Ali bunu söylerken çok yalın ama çok insana özgü bir gerçeğe dokunur:

Bazen yaşamaya değer bulduğumuz şey, yaşamın kendisi değil; yaşamın içindeki küçük mevsimlerdir.


İlkbahar işte böyle bir mevsimdir.

Gelir, gelirken hiçbir şey vaad etmez; ama her şeyi değiştirebilecek kadar güçlüdür.


Ve bu yüzden, gerçekten de:

Bu dünyada, ne olursa olsun, tutunacak bir şey hep vardır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar