Aşkı Ararken Kendimi Buldum

 




Hayatım boyunca aşkı aradım.

Birinin gözlerinde kendimi bulmak, bir kalbin bana ait olduğunu hissetmek istedim. Romantik filmlerdeki gibi bir “ruh eşi” olmalıydı, diye düşündüm. Hep dışarıda, bir başka insanda, bir başka hikâyede aradım o duyguyu. Oysa meğer o kadar yakınımdaymış ki…


Bir gün fark ettim; her gördüğüm bebeğe gülümsüyor, çocuklarla oyun oynamaktan büyük bir keyif alıyorum. Yaşlı birinin elinden tutmak içimi ısıtıyor, yolda gördüğüm bir sokak kedisine selam vermeden geçemiyorum.

Bir ablayı “çok güzelsin” diye mutlu ettiğimde, onun yüzündeki şaşkın tebessüm bana günün en tatlı hediyesi oluyordu.


Ve o an anladım…

Ben aslında aşkı bulmuştum.

Ama aradığım yer yanlışmış.


Aşk, bir başkasında değilmiş; aşk bendeymiş.

Sevgiyle baktığım her şeyde, içimden taşan o şefkatte, dokunduğum kalplerdeymiş.

Aşk, karşılık beklemeden yapılan küçük iyiliklerde saklıymış.

Bir bakışta, bir tebessümde, bir merhamet anında kendini belli eden o saf enerjideymiş.


Belki de aşk, paylaştıkça büyüyen bir varlıktır.

Kendine şefkatle baktığında, başkalarına da sevgiyle yaklaşabildiğinde, dünyanın daha güzel bir yer olduğunu fark edersin.

Ve işte o zaman, dışarıda aradığın şeyin zaten içinde yeşerdiğini görürsün.


Artık aşkı aramıyorum.

Çünkü biliyorum; ben zaten aşkın ta kendisiyim.


Yorumlar

Popüler Yayınlar