Masallar hep mutlu sonla mı biter?





“Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar…”

Çocukluğumuzun en tanıdık cümlesi belki de bu. Pamuk Prenses uyanır, prensle evlenir. Külkedisi



ayakkabıyı giyer, saraya yerleşir. Her masal bir şekilde iyilerin kazandığı, kötülüklerin cezalandırıldığı ve aşkın zaferiyle son bulur. Ama gerçekten hep böyle mi olur?


Masallar, ilk bakışta çocuklara umut vermek için yazılmış gibi görünür. Karanlık bir ormanda tek başına kalan küçük bir kızın başına gelenleri anlatırken, sonunda bir büyükanneye ulaşmasıyla içimiz rahatlar. Çünkü bilmek isteriz: her zorluğun sonunda bir aydınlık vardır. Ama bu anlatı şekli zamanla bir kalıba dönüşmüş olabilir mi?



Gerçek Hayatta Masallar?



Hayat, çoğu zaman masallar kadar cömert değildir. Her aşık kavuşamaz, her kayıp bulunamaz. Ve ne yazık ki her “kötü” cezalandırılmaz. Peki o zaman neden hâlâ çocuklara mutlu sonlu masallar anlatıyoruz?


Çünkü masallar sadece olayları değil, duyguları da anlatır. Bir “mutlu son”, yaşanan tüm zorluklara rağmen umudun kaybolmaması gerektiğini fısıldar kulağımıza. Masallar, hayatın karmaşık gerçeklerine karşı küçük bir sığınaktır. Belki de bu yüzden her hikâyenin sonunda bir gülümseme bırakmak isteriz.



Ama Her Mutluluk, Son mu Olmalı?



Belki de sorun “mutlu son”da değil, “son”da gizlidir. Çünkü mutluluk, bir bitiş değil; bir süreçtir. “Sonsuza dek mutlu yaşadılar” demek, o çiftin bir daha hiç üzülmediğini varsayar. Oysa her ilişkide tartışmalar, her hayatta kayıplar, her insanın içinde iniş çıkışlar vardır. Gerçek masallar, mutlu sonla değil, umut dolu bir başlangıçla bitmelidir.



Yeni Masallar, Yeni Sonlar



Günümüzde yazarlar, klasik kalıpların dışına çıkıyor. Masal kahramanları artık sadece güzel prensesler ya da yakışıklı prenslerden ibaret değil. Kimi zaman kendi yolunu çizen bir kız çocuğu, kimi zaman ailesini seçen bir genç erkek oluyor. Mutlu sonlar artık “evlenmek” ya da “zengin olmak” değil; “kendini bulmak”, “iyileşmek” ya da “özgürleşmek” şeklinde yazılıyor.



Sonuç: Masal Gibi Bir Hayat Mümkün mü?



Evet, masallar hep mutlu sonla bitmek zorunda değil. Ama umutla, cesaretle, sevgiyle bitmeli. Çünkü bu duygular, bizi en karanlık anlardan bile çıkarabilecek ışıklar. Belki de önemli olan son değil, o sona giderken anlatılan yolculuktur.


Ve en güzeli: Kendi masalımızın yazarları biziz. İster mutlu, ister gerçek, ister ikisinin arasında bir yerde. Yeter ki içinden geçenleri yazmaktan korkma.


Belki de en güzel masallar, hâlâ yazılmamış olanlardır.






Yorumlar

Popüler Yayınlar