Güç Kime Yakışır?

 Bugün dershanede tuhaf bir şey yaşadım. Aslında tuhaf olan olayın kendisi değil, olaydan sonra söylenenlerdi.


Yaşıtım olan erkeklerden bilek gücü olarak daha güçlüyüm. Bu yeni bir durum değil; sınıf arkadaşlarım benimle sık sık bilek güreşi yapar. Kazanırım, kaybederim… Yani hayatın olağan akışı. Bugün de böyle bir anda, bir arkadaşım —kendisi de erkek— şöyle dedi:

“Kesin hepsi tüm gücünü kullanmıyordur. Sahra güçlü ama onlar erkek.”


İşte tam orada bir şey içime oturdu.

“Niye?” dedim.

“Sürekli erkekler mi yenmek zorunda?”


Bakın, burada kimseye laf atmıyorum. Evet, erkekler biyolojik olarak, testosteron hormonları nedeniyle çoğu kadına göre daha güçlü olabilir. Bu bilimsel bir gerçek. Ama bilimsel olan her şey, toplumsal kabule dönüşmek zorunda mı? Bir kadın bir erkeği yendiğinde neden bu ‘olağan dışı’ sayılıyor?


Bir kadın bir erkeği güç olarak yenemez mi?


Ben de bazen kaybediyorum. Herkes gibi. Ama kazandığımda neden hemen bahaneler devreye giriyor?

“Hile yaptı.”

“Ben gücümü kullanmadım.”

“Zaten ciddiye almamıştım.”


Peki soruyorum: Bu bahaneler kime lazım?

Kaybetmeye mi tahammül edemiyoruz, yoksa bir kadına kaybetmeye mi?


Asıl mesele güç değil bence. Asıl mesele ego. Erkekliğin, kazanmakla ölçülmesi. Gücün, sadece erkek bedenine yakıştırılması. Bir kadının güçlü olmasının hâlâ bir istisna gibi görülmesi.


Güç, cinsiyetle mi ölçülür gerçekten?

Yoksa biz sadece alıştığımız düzen bozulduğunda rahatsız mı oluyoruz?


Bir kadının güçlü olması tuhaf değil. Bir erkeğin kaybetmesi de utanç verici değil. Utanç verici olan, yenilgiyi küçültmek, karşısındakini yok saymak ve kendi egosunu kurtarmaya çalışmak.


Belki de asıl soruyu şuradan sormalıyız:

Neden bir kadının kazandığı her zafer açıklama gerektiriyor?


Yorumlar

  1. eline sağlık güzel bir konuda güzel konuşmuşsun. sadece bişey daha eklemek istiyorum, ego meselesi de sadece erkeklerde olan bişey değil ki, mesela benim amcam eşinden daha iyi yemek yapar ama eşi bunu kabullenmek istemiyor her seferinde seninle bilek güreşi yapıp yenilen erkek arkadaşlarin gibi bahaneler üretiyor işte filan malzeme yoktu ondan olmadı, onun tenceresi daha iyi falan filan. tabi ki bu bahanelerin bir önemi kalmıyor iş bittikten sonra. herkes amcamın yemeğini daha çok beğense de eşi kabullenmek istemiyor siz ona tüyo verdiniz kesin diye yine bahaneler üretiyor. yani deneyim o ki, senin burada sözünü ettiğin egosu yüzünden yenilgiyi kabullenememek sadece erkeklere ait bişey değil. burda hemcinslerimi savunmuyorum da sadece kendi düşüncelerimi yazdım yoksa bana göre de toplumun koyduğu nerdeyse tüm kurallar saçma, tamamen cinsiyetcilik üzerine kurulmuş çoğu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ego her insanda olan bir şey ben sadece burada az bir şekilde değindim gördüğüm kadarıyla yazdım gibi düşünebiliriz benim de burada amacım sadece erkeklerin egolu olduğu hakkında yazmak değildi

      Sil
  2. bide bence güç kime yakışır sorusunun da bir cevabı yok. çünkü güç standart bişey değil. yani kıyaslama yapılınca değişen bişey. mesela demir ağaca göre daha güçlü daha dayanıklı ama elmasla kıyaslayınca zayıf kalıyor. ya şimdi de tam ne düşündüğümü aktaramadim ama anlamışsindir umarım . nihayetinde demek istediğim o ki, güç kavramı neye göre kime göre gibi etkenlere değişen bişey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruyu aslında okuyucuya bıraktım insanların bu konu hakkında fikirlerini merak ediyordum ve her zaman ki gibi fikrin hoşuma gitti ✊🏿

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar